Adnan Oktar'ın 26 Ocak 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Ermenilerle ilgili alınan karar, öyle alelade bir şey değil o. Yani “yok hükmünde”; öyle bir konu yok. Adamlar onun hazırlığını yapıyorlar. Ben önden uyarıyorum. Şimdi Amerika’ya, İngiltere’ye aynı kararları çıkarttıracaklar arkadan. Sonra diyecekler ki; “Ağrı, Kars falan daha yeni bizden alınmıştı, rica edelim, mümkünse iade edin”. Mahkeme kararı çıkarabilirler. Var ya onların kendine has kafaları. Onun için böyle şeylerde reaksiyon çok şiddetli olması lazım. Çok güçlü reaksiyon olması lazım. Yani “bundan bir şey çıkmaz” değil, Fransa’ya karşı olabilecek bütün eylem çeşitlerinin tamamının yapılması lazım. Tabii demokratik eylemler, bağırma çağırma değil. Ondan bir şey çıkmaz. Daha ziyade ticari yaptırımlar bunaltır. Öyle hizaya gelirler. O olabilir. Uluslararası ekonomik ambargo tarzında. Mesela Türk devletlerinin de ambargo koyması. İslam ülkelerinin ambargo koyması olabilir. Çünkü İslam ülkeleri birleşip Fransa’ya ambargo koysalar, Fransa bir hafta ayakta kalamaz. Ekonomik krize girip çöker. Yani devlet ayakta kalamaz, bir hafta ayakta kalamaz. Müthiş bir kıtlık, müthiş bir ekonomik kriz olur, mahvolur Fransa. Darmakeşan olur, bütün tesisleri, her yeri kapanır. İşte onun için diyoruz, İttihad-ı İslam’ı yapın diye. İttihad-ı İslam’ın bir faydası da bu olur. Mesela Türkiye’ye böyle bir şey oldu mu adamlar bir araya gelirler, derler ki, “Sen ne yaptın? Bu kararı geri al, düzelt”. “Düzeltmiyoruz”. “Tamam, o zaman biz de ekonomik ambargo uyguluyoruz”. Fazla değil, bir ay değil, bir hafta dayanamazlar. Feci şekilde çökerler. Dümdüz olurlar.
İslam ülkelerinin birleşmesi gerekiyor. Türk ülkelerinin birleşmesi gerekiyor. Bunun uzatılması doğru değil. Bir kere bu birleşme önce kalplerde olacak. Kalplerde olması için eğitim gerekir, teşvik gerekir, nefretin durdurulması gerekir. İslam ülkelerine karşı sempati ve sevgi politikası izlenmesi lazım. Yani yoğun bir sevgi propagandası yapılması lazım. Türk ülkelerine karşı da. Kimse tanımıyor Kazakistan’ı. Türk devleti orası. Yani bizim yerimiz, kendi yerimiz. Kendi vatanını bilmiyor birçok insan. Özbekistan nerede? Bilmez birçok insan. Kırgızistan nerede? Kendi memleketi halbuki. Tacikistan, Yakutistan. Mesela Yakut Türkleri nerededir? Çoğu kimse bilmez. Bir kere kendi vatanımızı bir tanıyalım. Kendi kardeşlerimizi bir tanıyalım. İnternetten bağlantı olsun, başka yerden bağlantı olsun. Görüşüp konuşalım. Bu coşkuyu bütün gençlere enjekte etmek gerekiyor.
Her gencin Facebook’unda “Türk İslam Birliği’ni istiyorum” yazması gerekir, hepsinde. Mutlaka orada bir yerde “ben Türk İslam Birliği’ni istiyorum” diye bir yazı. Adam bakacak, orada var, orada var, orada var. Ne anlamı? Bu tamamdır.
Mesela Mısır’da dediler; “hükümeti değiştireceğiz”. Bir bağırıp çağırdılar, hükümet değişti. Demek ki halk istediğinde istediğini yaptırıyor. Bağırın yine, “Türk İslam Birliği’ni” istiyoruz deyin, hemen yaparlar. Yine öyle toplanın Tahrir Meydanı’nda, bu sefer de desinler; Türk İslam Birliği’ni istiyoruz. Yer yerinden oynar. Dediler ki “sırf hükümetin değişmesini istiyoruz”. Buyur, dediler. “Ne oldu?” dediler. “Hiç” dedi onlar. Ne değişti? Hiçbir şey değişmedi. “Bu hükümet de gitsin” diyor mesela. Ne değişecek? Hiçbir şey değişmez. İttihad-ı İslam olmadıktan sonra ferahlık gelmez. Bir türlü beladan kurtulamayız.
Fransa çıktı, bir kabadayılık yaptı. Oradaki büyükelçi herhalde, gördüm televizyonda, eli ayağı boşalmış. Allah razı olsun tabii, sevgisinden yapıyor, vatan millet sevgisinden. Ama çaresizlik anlaşılıyor yüzünde. Müthiş öfkelenmiş. Halbuki öfkelenmeye gerek yok. Böyle samimi, candan bir tebessümle Fransız büyükelçisini çağırırsın, “otur koçum şöyle” dersin. “Size 12 saat müsaade. Eğer 12 saatte bu kararı kaldırmazsanız bütün İslam ülkeleri olarak, Türk devletleri olarak hepimiz bütün ticari ilişkileri kesiyoruz, mal varlığınıza da el koyuyoruz” derler. Buyurun. Mahvolur yani, tarih olur Fransa.
Bir de Ermenistan konusu, ne yaparsın Türk İslam Birliği içerisinde? Sınırları, kapıları açarsın Ermenistan’ın, gider kucaklarsın, hükümet üyeleriyle beraber kol kola resim çektirirsiniz. “Nerenin soykırımı?” dersin, “nerde bu?”. O zaman otomatik fesholmuş olur. Ermeni çocuklarla, gençlerle beraber şarkı türkü söylersin, sohbet edersin, konu biter. Ama bu yöntemle, ben söyleyeyim, Türk İslam Birliği olmazsa Kars, Ardahan falan hepsini alırlar. Yani “bu yok hükmünde” diye bir konu yok. İngiltere, Amerika’da da çıkarsa bu kanun, olay bitti. Uluslararası mahkemeye olayı taşırlar, “topraklarımız işgal edildi, bize tazminat ödesinler” derler. Mesela 100 milyon dolar. Yahut mesela 500 milyon dolar tazminat. “Bir de Kars ve Ardahan’ı istiyoruz, bize ait yerler” derler. Ne diyeceksin? Savaş mı yapacaksın? Yarın savaşalım, der o zaman adamlar da. Böyle bir durum var. Onun için, Türk İslam Birliği öyle bekletilecek bir konu değil. İttihad-ı İslam bekletilecek bir konu değil. Mehdiyet bekletilecek bir konu değil. Sonra vay yandım olmasın. Başından söylüyorum.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...