Bütün canlılar hücrelerden oluşur. Canlıların hücrelerini yüksek teknoloji ile donatılmış birer fabrika olarak kabul edersek, proteinler de bu fabrikanın makineleri, duvarları, tavanı, merdivenleri, kapıları ve hatta vidalarıdır. Birbirinden farklı birçok görevi üstlenen proteinler bu nedenle canlılığın yapıtaşları olarak kabul edilirler. Site boyunca üzerinde durulacağı gibi, belirli sayıda atomun birleşmesinden meydana gelmiş olan bu proteinler birbirleriyle kusursuz bir uyum içinde, çok büyük bir akıl ve şuur göstererek, inanılmaz sorumlulukları yerine getirirler. Bu noktada akıl ve vicdan sahibi her insanın kendisine sorması gereken önemli bir soru vardır: Cansız atomların birleşmesinden meydana gelen şuursuz, bilgi ve beceriden yoksun olması beklenen proteinler nasıl olup da inanılmaz bir akıl, organizasyon yeteneği ve sorumluluk hissi göstererek tüm bu faaliyetleri gerçekleştirebilmektedir? Samimi düşünen her insan, bu sorunun cevabının sonsuz bir güç ve ilim sahibi olan Allah'ın kusursuz yaratma sanatı içinde saklı olduğunu görecek, en küçüğünden en büyüğüne kadar evrendeki tüm varlıkların Allah'ın kontrolü ve emri altında olduğunu kavrayacaktır.