Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

RAMAZAN 2007 - 19. Gün

"Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?" (Fussilet Suresi, 33)

"İki kelime vardır ki, dile hafif, mizanda ağırdırlar: Sübhanellahi ve bi hamdihi, sübhanellahi'l-azim." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

Kardeşlik, birlik ve beraberlik

Tüm müminler birbirlerinin kardeşidirler ve her zaman beraberce uyum içinde hareket etmelidirler.

Tesanüt (kardeşlik, dayanışma, birliktelik) önemli bir mümin vasfıdır. Allah'ın Kuran'da bildirdiği hükme göre, tüm müminler birbirlerinin kardeşidirler. Onlar aynı yola uymuş, Kuran'a tabi olmuş, aynı hedefe sahip, aynı duyguları taşıyan insanlardır. Dolayısıyla aralarında büyük bir sevgi ve dayanışma bulunur. Allah, bu durumu Kuran'da şöyle tarif etmektedir: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi, 10)

Tesanüt içinde Allah'ın yolunda çaba harcamak kesin bir emirdir. Bu durum şöyle bildirilir:

"Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar." (Al-i İmran Suresi, 103)

Müminler, güzel ahlaklıdırlar, mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar. Bu yüzden de tesanüt müminler arasında doğal bir şekilde oluşur. Ancak yine de bu konuda dikkat edilmesi gereken yönler vardır. Müminlerin yapabileceği çeşitli yanlışlar, bu tesanüdün zedelenmesine ve müminler arasında soğukluk yaşanmasına neden olabilir.

Bu yanlış hareketlerin nedeni, müminlerin davranışlarını gaflet anlarında etkileyen nefstir. Mümin fedakar, hoşgörülü ve sıcaktır; ama herkeste nefs bulunur ve insan dikkat etmezse bazen nefsine uyabilir. Kıskanç, bencil ve hırslı olan nefsine uyması ise, bu kötü hislerin mümine etki etmesi demektir.İşte bu yüzden Kuran, müminleri tesanüd konusunda son derece dikkatli olmaları için uyarmaktadır. Madem şeytanın insandaki tezahürü olan nefs, insanı yanıltabilmektedir, öyleyse karşıdaki müminin nefsini harekete geçirecek bir üslup kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu konuda Kuran'ın bir diğer emri de şöyledir: "Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır." (İsra Suresi, 53)

Allah'ın Kuran'da bildirdiği emir, tesanüdün sağlanması açısından son derece önemlidir. Birincisi, müminlerin birbirlerine karşı sürekli olarak en güzel hitap şeklini (yalnızca güzel değil, "en güzel") kullanmaları emredilmektedir. İkinci olarak da ayette, şeytanın bir özelliği açığa vurulmaktadır: Şeytan, insanların ve özellikle de müminlerin arasını bozmak için uğraşmaktadır. (Harun Yahya, Kuran Ahlakı)

Şeytanın ve nefsin müminlerin arasındaki tesanüdü bozmak için en çok başvurduğu yollardan biri ise, rekabet duygusudur. Eğer mümin gaflet halinde olursa, makam, mevki gibi konularda rekabet hissine kapılıp kardeşlerini geçmeye, kendini onlardan daha ön plana çıkarmaya çalışabilir. Aynı şekilde kendisinden daha ön plandaki bir kardeşine karşı kıskançlık hissedebilir. Aslında gaflet halinde yapılan bu hareket, gerçekte Allah'a isyan anlamına gelmektedir. "Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?" (Nisa Suresi, 54) ayetine göre, insanlara verilmiş olan nimetler Allah'tandır ve bunları kıskanmak Allah'ın takdirine karşı gelmek anlamına gelir.

Bu nedenle müminlerin kıskançlık gibi bir tavırdan kesinlikle uzak durmaları gerekmektedir. Bu, hem Allah'ın rızasına muhalif bir harekettir hem de ayetin hükmüne göre, müminlerin gücünün azalmasına neden olur:

"Allah'a ve Resulüne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir."(Enfal Suresi, 46)Bu nedenle mümin, kardeşleri ile arasında bir çekişme, rekabet ortamı oluşmasına kesinlikle engel olmalıdır. Olabildiğince mütevazi, alçak gönüllü olmak, rekabet tehlikesini yok eder.

MEVLA (Dost, sahip, müminlerin dostu olan, onlara hayır yolları açan ve onları muvaffak kılan.)

"Hayır, sizin mevlanız Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır." (Al-i İmran Suresi, 150)

Mümin, sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah'a muhtaç olduğunu bilir. Herşeyin gerçek sahibi Rabbimizdir. Bu yüzden de insanın yegane dostu Allah'tır. Ve O'nu vekil edinmesinden dolayı yaşamı boyunca her türlü sıkıntı ve üzüntüden de uzaktır. Allah, velisi olduğu kulunun üzerine ayette haber verdiği üzere, "güven duygusu ve huzur" (Tevbe Suresi, 26) indirir.

Müminin üzerindeki bu huzur, her namazda, her salih amelde, Allah rızası için yaptığı küçük büyük her işte Rabbimizin kendisini gördüğünü ve bunların karşılığını kat kat fazlasıyla vereceğini bilmesinden doğar. Mümin Mevlası olan Allah'ın, kimseye güç yetiremeyeceğinden fazlasını yüklemeyeceğini de bilir. Sadece O'na tevekkül eder. Allah, müminlerin içinde bulundukları bu ruh halini Kuran'da şöyle bildirmiştir:

"De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Sakın unutma

Kuran ahlakının topluma getiracaği faydalar

Din, Allah'ın insanlar için seçip beğendiği ve her insanın yaratılışına en uygun olan ahlakın yaşandığı, her türlü hurafe ve batıl inançtan arınmış, tamamen Kuran'ın rehberliğinde olan bir yaşam şeklidir.

Bu nedenle dinin yaşandığı toplumlarda, insanlar arasında güzel ahlak hakim olur, dolayısıyla derin, maneviyatlı, neşe, huzur ve güven dolu ortamlar oluşur. Devlete ve millete büyük zararlar veren anarşi belası kesinlikle son bulur. İnsanlar, Allah'tan korktukları için itaatsizlikten ve bozgunculuk çıkarmaktan da şiddetle kaçınırlar. Ayrıca manevi değerlere sahip kişiler devletine ve milletine de sahip çıkar ve bu değerler için her türlü fedakarlığı yapmaktan çekinmezler. Bu ahlaktaki insanlar daima ülkenin refahı ve huzuru için çalışırlar.

Kuran ahlakının yaşandığı bir toplumda yaşayan insanlar, birbirlerine karşı son derece saygılı olur ve herkes birbirinin rahatını ve güvenliğini kollar. İslam ahlakında dayanışma, birlik ve beraberlik çok önemlidir. Her insan kendinden önce diğer insanların rahatını ve çıkarını düşünmelidir. Allah Kuran'da müminlerin bu ahlakını şöyle bildirmektedir: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr Suresi, 9)

Allah korkusu ile hareket edilen böyle bir ortamda herkes toplumun refahı için çalışır, israf yapılmaz, dayanışma içinde olunur, herkes birbirinin menfaatini gözetir ve bu sayede de refah seviyesi yüksek, zengin bir toplum oluşur.

Böyle bir toplumda maddi yönden zenginliğin yanında, manevi yönden de bir zenginlik yaşanır. İnsanların olaylar karşısında oluşturdukları, kargaşa hali, isyankar tavırlar tamamen ortadan kalkar. Herkes tevekküllü davranır ve her soruna akılcı çözümler getirilir, her olay sükunetle halledilir. Daima huzur içinde bir hayat sürdürülür.

Anemon bitkileri ve balıkları

Anemon bitkileri duyargalarının üzerinde bulunan çok sayıdaki yakıcı kapsül, kendilerine herhangi bir şey dokunduğu veya sürtündüğü anda hemen açılır ve etkisi çok güçlü olan bir zehir salgılar. Bu, çoğu zaman zehiri alan canlının felç olarak ölmesine sebebiyet verecek kadar güçlü bir sıvıdır. Anemon bitkilerinin etki etmediği canlılar da vardır. Örneğin Anemon balıkları, anemon bitkilerinin yakıcı kapsüllerinin arasında yaşayabilen nadir canlılardandır. Anemon balıklarının üzerinde bulunan "saydam madde" bitkideki bu yakıcı kapsülleri durdurabilecek niteliktedir. Bitkiye yaklaşan balık, gövdesini yavaş yavaş anemonlara değdirmeye başlar. Üzerindeki saydam madde sayesinde zehirden çok fazla etkilenmeyen anemon balığının amacı yakıcı kapsüllerin üzerinde patlamasını sağlamaktır. Anemon balığı birkaç denemenin sonunda zehire bağışıklık kazanır ve bitkinin dokunaçlarının arasına yerleşir. Yeni doğan ve Anemon bitkilerine karşı hiçbir bağışıklığı bulunmayan balıklar da, diğerlerinin geçtiği aşamalardan tek tek geçer. Allah yarattıklarını en iyi bilendir, koruyandır.

Vücudumuzdaki orantı

Vücudumuzda bulunan tiroksin hormonunun mucizevi bir özelliği vardır: Tiroksin hormonu büyüme hormonu ile işbirliği yapar. Büyüme hormonu, gelişme dönemindeki bir çocuğun hücrelerine bölünerek çoğalma ve büyüme emri veren moleküllerdir. Büyüme hormonu hücrelerin bölünme sayısını ve miktarını belirler. Ancak planlanması gereken çok önemli bir ayrıntı daha vardır; hücrelerin bölünme hızı. Tiroksin hormonu büyüme çağında hücrelerin bölünme hızlarına da etki ederek sağlıklı bir şekilde gelişmenin tamamlanmasını sağlar. (Harun Yahya, Hormon Mucizesi)

Tiroksin hormonunun önemini anlamak için aynaya bakmanız yeterlidir. Doğuştan bir hastalığı olmadığı sürece her insanın ağzı, burnu, gözleri kısaca yüzünün ve vücudunun tamamı hemen her insanda birbirine benzeyen bir orana sahiptir. İşte vücudunuzun bu orana sahip olmasını, Allah'ın kusursuz bir işlev ile yarattığı tiroksin hormonuna borçlusunuz. Eğer bundan yıllar önce -gelişme çağında bulunan bir okuyucu iseniz bu satırları okuduğunuz anda- vücudunuz henüz gelişmekte iken, tiroksin molekülleri teker teker hücrelerinize gidip, hangi hızda bölünmeleri gerektiğini bu hücrelere bildirmeseydi, vücut organlarınız son derece orantısız gelişirdi. Hatta bu durum zeka geriliğine bile neden olabilirdi. Nitekim doğumdan hemen sonra tiroksin hormonunun az salgılanması ile ortaya çıkan kretinizm hastalığında zeka geriliği görülür. Bu hastalığa yakalanan insanlar gelişme çağı sonunda orantısız -genellikle çok kısa bacaklı ve büyük kafatasına sahip- bir vücuda sahip olurlar. Ayrıca tiroksin yokluğu cüceliğe neden olur.

Günlük yaşamda gördüğünüz insanlar; okul arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız, sokakta yürüyen insanlar, aileniz... Bütün bu insanlar vücut şekillerine Allah'ın mükemmel bir şekilde yarattığı bu iki küçük molekül -büyüme hormonu ve tiroksin hormonu- sayesinde sahip olmuşlardır. Bu hormonlar en doğru zamanda, en doğru miktarda salgılanmış, trilyonlarca hücreye teker teker hükmetmiş, bu hücrelere ne kadar ve hangi hızda çoğalmaları gerektiğini bildirmiş ve sonuçta ortaya insanın mükemmel yapısı çıkmıştır.

Her insanda bu moleküllerin üretim miktarları son derece özel bir şekilde -ne az, ne fazla- ve her insanın bedenine en uygun şekilde ayarlanmıştır. Eğer bu hormonların üretim miktarlarında insandan insana ciddi değişiklikler olsaydı ne olurdu? O zaman insanların fiziksel görünüşleri arasında çok ciddi değişiklikler olurdu. Milyarlarca insan 2.5-3 metre uzunluğunda, milyarlarca insan yalnızca 1 metre veya daha az uzunlukta, her biri orantısız vücut ve yüz yapılarına sahip, hemen hemen tamamı zeka geriliğine sahip olarak yaşardı. Milyarlarca insan da henüz ergenlik çağında yaşamını yitirirdi.

Sonuç olarak tekrar etmek gerekirse; insan nesli sahip olduğu dış görünüşünü ve fiziksel özelliklerini -Allah'ın kusursuz bir şekilde yarattığı- bu iki küçük moleküle, büyüme hormonu ve tiroksin hormonuna borçludur. Bu, insanın yaratılışını Allah'ın nasıl hassas dengeler üzerine bina ettiğinin bir başka delilidir:

"Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır." (Tegabün Suresi, 3)

21 Aralık 2007

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
RAMADAN 2008, 23. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008 - THE 3rd DAY (English) 
RAMADAN 2005 The 13th Day (English) 
RAMADAN 2003 - The 7th Day (English) 
RAMADAN 2004 - The 27th Day (English) 
RAMADAN 2008, 22. JOUR (Français) 
RAMADAN 2008, 3. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2009, 22. JOUR (Français) 
RAMADAN 2009, 27. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2006 The 11th Day (English) 
RAMADAN 2008, 14. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2004 - The 25th Day (English) 
RAMADAN 2008, 20. TAG (Deutsch) 
RAMADAN 2008. 13. JOUR (Français) 
RAMADAN 2009, 7. TAG (Deutsch) 
РАМАДАН 2009 - 15.Ден (Български) 
RAMADAN 2009 - The 18th Day (English) 
MUSLIM SEDUNIA MENYAMBUT RAMADHAN (Indonesia) 
RAMADAN 2009 - The 11th Day (English) 
RAMADAN 2003 - The 10th Day (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 28 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 29
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 3 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 30
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 4 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 5
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 6 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 7
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 8 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 9
HİKMET PINARI - (Düşük Kalite WMV) HİKMET PINARI - (MPEG)
HİKMET PINARI - (Orta Kalite WMV) HİKMET PINARI - (Yüksek Kalite WMV)
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 1 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 10
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 11 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 12
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 13 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 14
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 15 RAMAZAN PROGRAMLARI - HİKMET PINARI 2008
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 16 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 17
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 18 RAMAZAN SOHBETLERİ - 2009
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 19 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 2
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 20 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 21
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 23 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 24
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 25 GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 26
GERÇEĞİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? - RAMAZAN SOHBETLERİ 27  
 Makaleler
RAMAZAN 2006 - 5. Gün RAMAZAN 2006 - 7. Gün
RAMAZAN 2006 - 17. Gün RAMAZAN 2006 - 18. Gün
RAMAZAN 2006 - 19. Gün RAMAZAN 2006 - 22. Gün
RAMAZAN 2006 - 23. Gün RAMAZAN 2006 - 24. Gün
RAMAZAN 2006 - 25. Gün RAMAZAN 2006 - 27. Gün
RAMAZAN 2006 - 28. Gün RAMAZAN 2004 - 14. Gün
RAMAZAN 2004 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 20. Gün
RAMAZAN 2004 - 21. Gün RAMAZAN 2004 - 28. Gün
RAMAZAN 2004 - 30. Gün RAMAZAN 2005 - 2. Gün
RAMAZAN 2005 - 12. Gün RAMAZAN 2005 - 13. Gün
RAMAZAN 2005 - 15. Gün RAMAZAN 2005 - 16. Gün
RAMAZAN 2004 - 7. Gün RAMAZAN 2004 - 8. Gün
RAMAZAN 2004 - 1. Gün RAMAZAN 2008, 2. GÜN
RAMAZAN 2008, 19. GÜN RAMAZAN 2008, 17. GÜN
RAMAZAN 2009 - 3.Gün RAMAZAN 2009 - 4.Gün
RAMAZAN 2009 - 5.Gün RAMAZAN 2009 - 6.Gün
RAMAZAN 2009 - 7.Gün RAMAZAN 2009 - 8.Gün
RAMAZAN 2009 - 9.Gün RAMAZAN 2009 - 11.Gün
RAMAZAN 2009 - 12.Gün RAMAZAN 2009 - 13.Gün
RAMAZAN 2009 - 15.Gün RAMAZAN 2009 - 16.Gün
RAMAZAN 2009 - 17.Gün RAMAZAN 2009 - 18.Gün
RAMAZAN 2009 - 19.Gün RAMAZAN 2009 - 20.Gün
RAMAZAN 2009 - 21.Gün RAMAZAN 2009 - 22.Gün
RAMAZAN 2009 - 23.Gün RAMAZAN 2009 - 27.Gün
RAMAZAN 2008, 18. GÜN RAMAZAN 2008, 27. GÜN
RAMAZAN 2008, 30. GÜN RAMAZAN 2008, 29. GÜN
RAMAZAN 2008, 6. GÜN RAMAZAN 2008, 7. GÜN
RAMAZAN 2008, 8. GÜN RAMAZAN 2008, 9. GÜN
RAMAZAN 2008. 12. GÜN RAMAZAN 2008, 16. GÜN
RAMAZAN 2008. 14. GÜN RAMAZAN 2008, 20. GÜN
RAMAZAN 2008, 21. GÜN RAMAZAN 2008, 22. GÜN
RAMAZAN 2008. 15. GÜN RAMAZAN 2008, 24. GÜN
RAMAZAN 2008, 5. GÜN RAMAZAN 2008, 4. GÜN
RAMAZAN 2004 - 19. Gün RAMAZAN 2004 - 22. Gün
RAMAZAN 2004 - 23. Gün RAMAZAN 2004 - 24. Gün
RAMAZAN 2004 - 25. Gün RAMAZAN 2004 - 26. Gün
RAMAZAN 2004 - 27. Gün RAMAZAN 2008, 25. GÜN
RAMAZAN 2008, 23. GÜN RAMAZAN 2008. 10. GÜN
RAMAZAN 2008, 11. GÜN RAMAZAN 2008. 13. GÜN
RAMAZAN 2006 - 21. Gün RAMAZAN 2006 - 26. Gün
RAMAZAN 2008, 1. GÜN RAMAZAN 2008, 3. GÜN
RAMAZAN 2005 - 18. Gün RAMAZAN 2005 - 24. Gün
RAMAZAN 2006 - 2. Gün RAMAZAN 2006 - 3. Gün
RAMAZAN 2006 - 6. Gün RAMAZAN 2006 - 8. Gün
RAMAZAN 2006 - 9. Gün RAMAZAN 2006 - 10. Gün
RAMAZAN 2006 - 12. Gün RAMAZAN 2006 - 13. Gün
RAMAZAN 2006 - 14. Gün RAMAZAN 2006 - 15. Gün
RAMAZAN 2006 - 16. Gün RAMAZAN 2006 - 29. Gün
RAMAZAN 2004 - 9. Gün RAMAZAN 2004 - 10. Gün
RAMAZAN 2004 - 11. Gün RAMAZAN 2004 - 12. Gün
RAMAZAN 2004 - 13. Gün RAMAZAN 2004 - 15. Gün
RAMAZAN 2004 - 16. Gün RAMAZAN 2004 - 18. Gün
RAMAZAN 2004 - 29. Gün RAMAZAN 2005 - 1. Gün
RAMAZAN 2005 - 3. Gün RAMAZAN 2005 - 4. Gün
RAMAZAN 2005 - 5. Gün RAMAZAN 2005 - 6. Gün
RAMAZAN 2005 - 7. Gün RAMAZAN 2005 - 8. Gün
RAMAZAN 2005 - 9. Gün RAMAZAN 2005 - 10. Gün
RAMAZAN 2005 - 11. Gün RAMAZAN 2005 - 14. Gün
RAMAZAN 2005 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 2. Gün
RAMAZAN 2004 - 3. Gün RAMAZAN 2004 - 4. Gün
RAMAZAN 2004 - 5. Gün RAMAZAN 2004 - 6. Gün
RAMAZAN 2008, 26. GÜN RAMAZAN 2008, 28. GÜN
RAMAZAN 2006 - 11. Gün RAMAZAN 2006 - 20. Gün
RAMAZAN 2009 - 2.Gün RAMAZAN 2009 - 14.Gün
RAMAZAN 2009 - 10.Gün RAMAZAN 2009 - 1.Gün
RAMAZAN 2009 - 24.Gün RAMAZAN 2009 - 25.Gün
RAMAZAN 2009 - 26.Gün RAMAZAN 2009 - 29.Gün
RAMAZAN 2009 - 28.Gün RAMAZAN 2007 - 5. Gün
RAMAZAN 2009 - 30.Gün RAMAZAN 2007 - 6. Gün
RAMAZAN 2007 - 7. Gün RAMAZAN 2007 - 8. Gün
RAMAZAN 2007 - 9. Gün RAMAZAN 2007 - 10. Gün
RAMAZAN 2007 - 11. Gün RAMAZAN 2007 - 12. Gün
RAMAZAN 2007 - 1. Gün RAMAZAN 2007 - 2. Gün
RAMAZAN 2007 - 3. Gün RAMAZAN 2007 - 4. Gün
RAMAZAN 2007 - 13. Gün RAMAZAN 2007 - 14. Gün
RAMAZAN 2007 - 15. Gün RAMAZAN 2007 - 16. Gün
RAMAZAN 2007 - 17. Gün RAMAZAN 2007 - 18. Gün
RAMAZAN 2007 - 20. Gün RAMAZAN 2007 - 21. Gün
RAMAZAN 2007 - 22. Gün RAMAZAN 2007 - 23. Gün
RAMAZAN 2007 - 24. Gün RAMAZAN 2007 - 25. Gün
RAMAZAN 2007 - 26. Gün RAMAZAN 2007 - 27. Gün
RAMAZAN 2007 - 28. Gün RAMAZAN 2007 - 29. Gün
RAMAZAN 2005 - 19. Gün RAMAZAN 2005 - 20. Gün
RAMAZAN 2005 - 21. Gün RAMAZAN 2005 - 22. Gün
RAMAZAN 2005 - 23. Gün RAMAZAN 2006 - 1. Gün
RAMAZAN 2006 - 4. Gün  
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
1979'dan 2009'a dünyada yaşanan önemli gelişmeler 21. YÜZYILDA EKONOMİNİN ÖNCÜLERİ İSLAM ÜLKELERİ OLACAK
21.YÜZYILIN ENERJİ SİYASETİ: PETROL POLİTİKALARI ABD - The Boston Globe: Müslüman dünyasında yaratılışçılık yükselişte
Allah her yerdedir Allah'ın cennet ehli için hazırladığı nimetler
Allah'ın elçileri iman edenler için rahmet inkar edenler için bir yıkımdır Allah'ın varlığı apaçık bir gerçektir
AMERİKA KASIRGA KARŞISINDA ÇARESİZ ARJANTİN KRİZİ VE TÜRKİYE
Atalay Girgin yanılıyor: Darwinizm öldü ve Allah inancı kitlelere yayılıyor AVRUPA’DA EN HIZLI YAYILAN DİN İSLAM
Avrupa ve İslam Bakıp da göremediklerimiz -1-
Bakıp da göremediklerimiz -10- Bakıp da göremediklerimiz -11-
Bakıp da göremediklerimiz -12- Bakıp da göremediklerimiz -13-
Bakıp da göremediklerimiz -14- Bakıp da göremediklerimiz -15-
Bakıp da göremediklerimiz -16- Bakıp da göremediklerimiz -17-
Bakıp da göremediklerimiz -2- Bakıp da göremediklerimiz -3-
Bakıp da göremediklerimiz -4- Bakıp da göremediklerimiz -5-
Bakıp da göremediklerimiz -6- Bakıp da göremediklerimiz -7-
Bakıp da göremediklerimiz -8- Bakıp da göremediklerimiz -9-
BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR Bazı çevrelerde yaşanan Türk İslam Birliği paniği neden gereksizdir?
BİLİM DÜNYASI, ALLAH'A YÖNELİYOR Bilim yaratıcının varlığını kabul ediyor
Böceklerdeki aerodinamik yapı Canlılardaki antifiriz sistemi
Darwinistlerin itiraf ettikleri gerçek: Darwinizm = Ateizm Darwinizmin acımasız kuralları dünya ekonomisini nasıl çöküşe sürükledi?
Deccal nasıl öldü? Masonluğun sosyal silahı Darwinist aldatmacanın sonu Dışarıdaki dünya ve beynimizde oluşan dünya
Doğu Türkistan'daki Müslüman kardeşlerimizin çektiği acıların çözümü Türk-İslam Birliği'dir Dünya çapında İslam'ın yükselişi
Dünya ekonomisindeki kriz ahir zaman alametlerinden biri olabilir mi? DÜNYANIN EN BÜYÜK DİNİ ARTIK İSLAM
Hadis kaynaklarından Hz. Mehdi (as) ile ilgili yeni bilgiler Hıristiyanlıkta ve Müslümanlıkta kastedilen deccaliyet masonluktur
Hz. Mehdi (a.s.)' ın zuhurunun, Hz. İsa (a.s) 'ın ise nüzulünün beklendiği ahir zamanda devlet adamlarında Allah'a ve dine yöneliş hızlanmıştır İklim olayları canlı yaşamı için neden önemlidir
İngilizler okullarda yaratılışın okutulmasını istiyor İNGİLTERE'NİN 11 EYLÜL'Ü
İnkar edenlerin her tuzağı bozulmuş olarak yaratılmıştır İnsanların aciz yaratılmasının ardındaki hikmetler
İslam dünyasındaki suni ayrımlar nasıl son bulur? İslam dünyasında yaratılışçılık yükseliyor ( ABD - The New York Times - 3 Kasım 2009 )
İslam'ın hızlı yayılışının Türkiye'ye faydası İslamiyet’in yabancılar üzerinde uyandırdığı hayranlık
Kelebek kanatlarındaki estetik ve fonksiyonellik Kuran'da ve hadislerde haber verilen Dabet-ül Arz bilgisayar ve internet teknolojisine işaret etmektedir (doğrusunu Allah bilir)
MEKKE’DE DOĞAN İSLAMİYET DÜNYAYA NASIL YAYILDI? Müslümanlar, başarıya ulaşmak için Allah'ın takdir ettiği vakte kadar beklemekle yükümlüdürler
Müslümanların mukaddesat aleyhtarı konuşmalar yapması ve yapılmasına müsaade etmesi büyük bir gaflettir Nesillerini devam ettirebilmek için fedakarlık yapan bakteriler
NEW YORK TIMES'IN ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK: DÜNYADA KURAN AHLAKI HIZLA YAYILIYOR PAKİSTAN DEPREMİNİN ARDINDAN
Peygamberimiz (sav) dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunu bildirmiştir (doğrusunu Allah bilir) Peygamberimiz (sav)' in hadislerinde ahir zamanda yaşanacak domuz gribine işaret edilmektedir
RABBİMİZ'İN ADI ALLAH'TIR RAMAZAN 2004 - 10. Gün
RAMAZAN 2004 - 11. Gün RAMAZAN 2004 - 12. Gün
RAMAZAN 2004 - 13. Gün RAMAZAN 2004 - 14. Gün
RAMAZAN 2004 - 15. Gün RAMAZAN 2004 - 16. Gün
RAMAZAN 2004 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 18. Gün
RAMAZAN 2004 - 19. Gün RAMAZAN 2004 - 1. Gün
RAMAZAN 2004 - 20. Gün RAMAZAN 2004 - 21. Gün
RAMAZAN 2004 - 22. Gün RAMAZAN 2004 - 23. Gün
RAMAZAN 2004 - 24. Gün RAMAZAN 2004 - 25. Gün
RAMAZAN 2004 - 26. Gün RAMAZAN 2004 - 27. Gün
RAMAZAN 2004 - 28. Gün RAMAZAN 2004 - 29. Gün
RAMAZAN 2004 - 2. Gün RAMAZAN 2004 - 30. Gün
RAMAZAN 2004 - 3. Gün RAMAZAN 2004 - 4. Gün
RAMAZAN 2004 - 5. Gün RAMAZAN 2004 - 6. Gün
RAMAZAN 2004 - 7. Gün RAMAZAN 2004 - 8. Gün
RAMAZAN 2004 - 9. Gün RAMAZAN 2005 - 10. Gün
RAMAZAN 2005 - 11. Gün RAMAZAN 2005 - 12. Gün
RAMAZAN 2005 - 13. Gün RAMAZAN 2005 - 14. Gün
RAMAZAN 2005 - 15. Gün RAMAZAN 2005 - 16. Gün
RAMAZAN 2005 - 17. Gün RAMAZAN 2005 - 18. Gün
RAMAZAN 2005 - 19. Gün RAMAZAN 2005 - 1. Gün
RAMAZAN 2005 - 20. Gün RAMAZAN 2005 - 21. Gün
RAMAZAN 2005 - 22. Gün RAMAZAN 2005 - 23. Gün
RAMAZAN 2005 - 24. Gün RAMAZAN 2005 - 2. Gün
RAMAZAN 2005 - 3. Gün RAMAZAN 2005 - 4. Gün
RAMAZAN 2005 - 5. Gün RAMAZAN 2005 - 6. Gün
RAMAZAN 2005 - 7. Gün RAMAZAN 2005 - 8. Gün
RAMAZAN 2005 - 9. Gün RAMAZAN 2006 - 10. Gün
RAMAZAN 2006 - 11. Gün RAMAZAN 2006 - 12. Gün
RAMAZAN 2006 - 13. Gün RAMAZAN 2006 - 14. Gün
RAMAZAN 2006 - 15. Gün RAMAZAN 2006 - 16. Gün
RAMAZAN 2006 - 17. Gün RAMAZAN 2006 - 18. Gün
RAMAZAN 2006 - 19. Gün RAMAZAN 2006 - 1. Gün
RAMAZAN 2006 - 20. Gün RAMAZAN 2006 - 21. Gün
RAMAZAN 2006 - 22. Gün RAMAZAN 2006 - 23. Gün
RAMAZAN 2006 - 24. Gün RAMAZAN 2006 - 25. Gün
RAMAZAN 2006 - 26. Gün RAMAZAN 2006 - 27. Gün
RAMAZAN 2006 - 28. Gün RAMAZAN 2006 - 29. Gün
RAMAZAN 2006 - 2. Gün RAMAZAN 2006 - 3. Gün
RAMAZAN 2006 - 4. Gün RAMAZAN 2006 - 5. Gün
RAMAZAN 2006 - 6. Gün RAMAZAN 2006 - 7. Gün
RAMAZAN 2006 - 8. Gün RAMAZAN 2006 - 9. Gün
RAMAZAN 2007 - 10. Gün RAMAZAN 2007 - 11. Gün
RAMAZAN 2007 - 12. Gün RAMAZAN 2007 - 13. Gün
RAMAZAN 2007 - 14. Gün RAMAZAN 2007 - 15. Gün
RAMAZAN 2007 - 16. Gün RAMAZAN 2007 - 17. Gün
RAMAZAN 2007 - 18. Gün RAMAZAN 2007 - 1. Gün
RAMAZAN 2007 - 20. Gün RAMAZAN 2007 - 21. Gün
RAMAZAN 2007 - 22. Gün RAMAZAN 2007 - 23. Gün
RAMAZAN 2007 - 24. Gün RAMAZAN 2007 - 25. Gün
RAMAZAN 2007 - 26. Gün RAMAZAN 2007 - 27. Gün
RAMAZAN 2007 - 28. Gün RAMAZAN 2007 - 29. Gün
RAMAZAN 2007 - 2. Gün RAMAZAN 2007 - 3. Gün
RAMAZAN 2007 - 4. Gün RAMAZAN 2007 - 5. Gün
RAMAZAN 2007 - 6. Gün RAMAZAN 2007 - 7. Gün
RAMAZAN 2007 - 8. Gün RAMAZAN 2007 - 9. Gün
RAMAZAN 2008. 10. GÜN RAMAZAN 2008, 11. GÜN
RAMAZAN 2008. 12. GÜN RAMAZAN 2008. 13. GÜN
RAMAZAN 2008. 14. GÜN RAMAZAN 2008. 15. GÜN
RAMAZAN 2008, 16. GÜN RAMAZAN 2008, 17. GÜN
RAMAZAN 2008, 18. GÜN RAMAZAN 2008, 19. GÜN
RAMAZAN 2008, 1. GÜN RAMAZAN 2008, 20. GÜN
RAMAZAN 2008, 21. GÜN RAMAZAN 2008, 22. GÜN
RAMAZAN 2008, 23. GÜN RAMAZAN 2008, 24. GÜN
RAMAZAN 2008, 25. GÜN RAMAZAN 2008, 26. GÜN
RAMAZAN 2008, 27. GÜN RAMAZAN 2008, 28. GÜN
RAMAZAN 2008, 29. GÜN RAMAZAN 2008, 2. GÜN
RAMAZAN 2008, 30. GÜN RAMAZAN 2008, 3. GÜN
RAMAZAN 2008, 4. GÜN RAMAZAN 2008, 5. GÜN
RAMAZAN 2008, 6. GÜN RAMAZAN 2008, 7. GÜN
RAMAZAN 2008, 8. GÜN RAMAZAN 2008, 9. GÜN
RAMAZAN 2009 - 10.Gün RAMAZAN 2009 - 11.Gün
RAMAZAN 2009 - 12.Gün RAMAZAN 2009 - 13.Gün
RAMAZAN 2009 - 14.Gün RAMAZAN 2009 - 15.Gün
RAMAZAN 2009 - 16.Gün RAMAZAN 2009 - 17.Gün
RAMAZAN 2009 - 18.Gün RAMAZAN 2009 - 19.Gün
RAMAZAN 2009 - 1.Gün RAMAZAN 2009 - 20.Gün
RAMAZAN 2009 - 21.Gün RAMAZAN 2009 - 22.Gün
RAMAZAN 2009 - 23.Gün RAMAZAN 2009 - 24.Gün
RAMAZAN 2009 - 25.Gün RAMAZAN 2009 - 26.Gün
RAMAZAN 2009 - 27.Gün RAMAZAN 2009 - 28.Gün
RAMAZAN 2009 - 29.Gün RAMAZAN 2009 - 2.Gün
RAMAZAN 2009 - 30.Gün RAMAZAN 2009 - 3.Gün
RAMAZAN 2009 - 4.Gün RAMAZAN 2009 - 5.Gün
RAMAZAN 2009 - 6.Gün RAMAZAN 2009 - 7.Gün
RAMAZAN 2009 - 8.Gün RAMAZAN 2009 - 9.Gün
Rant peşindeki bazı yazarların din ve mukaddesat aleyhine yazılar yazmaları neden destekleniyor? Robot karınca teknolojisi
Sayın Adnan Oktar'ın gündem hakkındaki ilgiyle takip edilen görüşleri Sayın Adnan Oktar'ın insanlık tarihinin son dönemi ve kıyamet günü tasvirleri
Sayın Adnan Oktar'ın PKK terörünün kesin olarak son bulması için sunduğu çözüm önerileri Sayın Adnan Oktar ne demişti, Türkiye'de ve dünya'da neler oldu?
Sedefin hasarı azaltan özel yapısı Tam teşekküllü bir su toplama ünitesi: Stenocara böceği
Teknoloji Allah'ın insanlara rahmetidir! Toplum ve aile baskısı Müslümanların karşılaşabilecekleri zorluklar arasındadır
TÜBİTAK olayının iç yüzü ve Darwinist çevrelerde yaşanan zavallı paniğin anlamı Türk İslam Birliği için önemli bir adım Kafkas ittifakı
Ülfet perdesi samimi tefekkürle kalkar Yapraklar ve Altın Oran
Yumurtanın üstün tasarımı  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net