Sayın Adnan Oktar Hatay TV’de yayınlanan bu röportajında; Fransa’da Yaratılış Atlası isimli eserinin yasaklanmasının gündemde olması ile ilgili olarak; kitap yasaklamanın ‘bu kitabı mutlaka okuyun” anlamına geldiğini, Fransa’nın kendilerine yapabilecekleri en güzel hizmetin bu olduğunu, eğer Fransa “bu kitabı okuyun” demiş olsaydı bunun kendilerinin işine bu derece yaramayacağını, yasağın daha makbul olduğunu, daha dikkati açtığını, daha üstüne düşülmesine sebep olduğunu, Fransız gençliğinin şu anda çok büyük bir heyecanla internet sitelerine girerek gerçekleri öğrendiklerini ve hocalarıyla tartışmalara girdiklerini anlattı. Kendisinin de yıllarca yasaklandığını ama yasaklandıkça çığ gibi büyüdüğünü, bu şekilde ateşin üstüne körükle gittiklerini, körük ne kadar kuvvetli çalışırsa ateşin de o kadar kuvvetli yandığını söyledi. Avrupa Birliği’ne, “bize para verin, imkan verin” şeklinde iki büklüm girmenin, Türklere yakışmayacağını, Türklerin oraya sultan gibi girmeleri gerektiğini, güçlü ve zengin olarak, hediyelerimizle, paramızla, Avrupa’ya da zenginlik getirecek şekilde ihtişamla girilmesi gerektiğini, Avrupa’nın bağlantı kurulması gereken bir medeniyet olduğunu, demokrasisinin, laiklik anlayışının, sanatının, binalarının, sokaklarındaki temizlik anlayışının güzel, estetik anlayışının mükemmel olduğunu, bizim bunların daha güzelini yaparak Avrupa’ya girmemizin ve Avrupa’yla kardeş olmamızın iyi olacağını ifade etti.
09 Eylül 2008
|