Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

Tapınakçılar mason localarına sızıyor

Tapınakçılar, din ahlakını kendi sapkın felsefelerini dünyaya yaymakta önlerinde en önemli engel olarak görmekte ve bu nedenle kendilerince din ahlakını ortadan kaldırmak için mücadele etmektedirler. Şövalyelerin planı çok açıktır: Dünyaya, hem maddi hem de ideolojik olarak hakim olmak ve bunun önündeki engelleri ortadan kaldırmak.Oysa, Tapınakçılar da dahil olmak üzere, inkar edenlerin hileli düzenleri ve tuzakları ne olursa olsun, ne kadar sağlam görünürse görünsün bozulmaya mahkumdur.

Tapınakçılar, sistemini yakından tanıdıkları mason loncalarını ele geçirmekte, kendi felsefe, inanç ve ritüellerini loncalara kabul ettirmekte fazla bir zorlukla karşılaşmadılar. Loncalarda çırak-kalfa-üstad hiyerarşisiyle yapılan sınıflandırma, zanaat koluyla ilgili sır saklama geleneği ve inşaatların sözde dinlerle olan sembolik ilişkisi şövalyelerin işini kolaylaştırmış; loncalar, kısa bir süre sonra tamamen kimlik değiştirerek mesleki olmaktan çok, karanlık fikirlerin yayıldığı, siyasi komploların planlandığı birer Tapınakçı merkezi haline gelmiştir.

TAPINAKÇI GELENEK MASONLARA DEVREDİLİYOR

Masonlar tarafından kaleme alınan temel eserlerde bu tarihsel birlikteliğin daha çok sembolik özelliklerine yer verilirken, masonluğun Tapınakçılardan miras aldığı karanlık özellikler geri planda tutulmuştur. Bir kaynakta şu bilgilere yer verilmektedir:

    Le Forestier, konuyu yakından takip etmiştir ve vardığı sonuçlar, bugün için tartışma götürmez gibi görünmektedir. Tapınakçıları masonluğun atası durumuna getiren ilk belge, 1760 tarihli bir Strasbourg el yazması olup, gizli ilimlere ilgilerini hiç de gizlememektedir. Bu belge, efsanenin kökenini ortaya koymakta, yani, tarikat sırlarının Jacques de Molay'dan çağdaş masonluğa kadar aktarıldığını göstermektedir. Le Forestier'ye göre, Alman Rose-Croix'larının (Gül-Haçların) etkisi şüphesizdir; fakat "bunların, masonik geleneğe ve sırra, bir gizlilik ve özellikle bir kapalılık atfetmek suretiyle, yeni bir yorum biçimi bulmaktan başka bir amaçları olmamıştır." Buna karşın, mabetsel devamlılık, devrin ekosizmine belirli bir mantık getiriyordu: Bu devamlılık, aynı zamanda, onda eksik olan tarihi silsileyi ve o zamana kadar onda mevcut olmayan tutarlılığı getiriyordu. (38 Mabedin Sırrı, Tayfur Tarhan, Mimar Sinan D. yıl 1977, sayı 23 s. 21.)

Kudüs'ün Haçlılar tarafından alınmasından sonra ortaya çıkan mimari üslup incelendiğinde, Avrupa'daki ilk planlı Kilise inşaatlarının bu tarihlerden sonra başladığı ve Gotik tarzına geçildiği anlaşılmaktadır. Gotik, Tapınakçılara özgü bir mimari anlayış olarak ortaya çıkmıştır. Graham Hancock, The Sign and the Seal (İşaret ve Mühür) adlı kitabında gotik mimarinin 1134 yılında, en önemli Tapınakçı merkezlerinden biri olan, Chartres Katedrali'nin kuzey kulesinin yapım çalışmaları sırasında doğduğunu belirtmektedir. Gotik mimarinin en önemli özelliği, Tapınakçılara özgü Kabalistik simgelerin bu stile göre inşa edilmiş binalarda yoğun olarak kullanılmasıdır.

Tampliye büyük üstadı aynı zamanda mason büyük üstadı olmasıyla birlikte, operatif masonluk tarzından spekülatif masonluğa doğru da aşamalı bir geçiş başlamıştır. Operatif masonluk, aslında duvarcı ustalarının toplandığı bir meslek örgütüdür. Kiliseler, kaleler ve Tapınakçıların gizli buluşma mekanları operatif localarda kayıtlı bulunan duvarcılar tarafından inşa edilmiştir. Ancak belirli bir aşamadan sonra, semboller ve gizem, daha doğrusu Tapınakçıların sapkın öğretileri ve törenleri localara hakim olmaya başlamıştır. Bu aşamadan sonra mason locaları mesleki bir örgüt olmaktan çıkıp, Tapınakçıların gizli örgütü haline gelmeye başlamıştır. Bu yeni localar spekülatif masonluk adıyla anılmıştır. Artık bu localar duvar ustalarının değil, üst düzey yöneticilerin, soyluların ve zengin tüccarların, Tapınakçılar tarafından, kendi amaçları doğrultusunda biraraya getirildiği yerler haline gelmiştir.

MASON LOCALARINA SIZAN TAPINAKÇILAR

Bunun yanında, Paris'te diğer mesleklerin birer merkezi olmasına karşın, masonların ayrı bir merkezinin olmayışı ve masonların merkez olarak Tampliyelerle aynı mekanları kullanmaları, iki kurum arasındaki yakınlığı açıklaması bakımından dikkat çekicidir. Papa'nın fermanıyla 1312 yılında feshedilen Tampliye tarikatıyla birlikte masonların serbest dolaşım hakları da kaldırılmıştır. Bu nedenle, Fransa'daki masonların Almanya'ya kaçmasıyla bu ülkedeki Gotik mimari üslubu birdenbire zirveye çıkmıştır. Fransa'dan kaçabilen Tampliye Şövalyelerinin sığındıkları operatif mason locaları da zamanla spekülatif masonik tarza dönüşmüştür.

Tampliyelerin kuralları aynı zamanda masonların da kurallarıdır. Yukarıda özetle açıklanmaya çalışıldığı gibi, iki yüzyıl birarada ve içiçe yaşayan Tampliye tarikatı ve masonluk kurumu birbirlerini belirgin ölçüde etkilemişlerdir. Hatta, masonların ritüelleri adeta Tampliyelerden kopya edilmiş denilecek kadar birbirine benzerdir. Bu itibarla, masonların kendilerini büyük ölçüde Tampliyelerle özdeşleştirdikleri ve aslında özgün gibi görünen masonik ezoterizm içinde önemli boyutlarda Tampliye mirası olduğu ortadadır.

Tapınakçılar, ele geçirdikleri locaları, yeniden yapılandırmaya ve gizli bir örgüt haline getirmeye başlamışlardır. Mason localarını kendi sapkın öğretilerine, örgütlenme yapılarına, ve sembollerine göre uyarlayan Şövalyeler, bu şeytani ve sembolik törenleri, ayinleri masonik rit olarak adlandırmışlardır. Masonluğun en eski kolu olan İskoç Riti, bu amaçla devreye sokulan mason localarının ilki olarak, 14. yüzyılın başında İskoçya'ya sığınan Tapınakçılar tarafından kurulmuş ve diğer localara örnek teşkil etmiştir.

Nitekim İskoç Ritinin en üst derecelerine verilen isimler, Tapınakçı tarikatında asırlar önce şövalyelere verilen ünvanlardır. Bu gelenek günümüzde de devam etmektedir. On sekizinci yüzyılın en önemli masonlarından Baron Karl von Hund, İskoç Riti ve Tapınak Şövalyeleri ile ilgili detaylı bir çalışma yapmış ve İskoç Ritini, Tapınakçıların "restorasyonu" olarak adlandırmıştır:

    . Dahası, masonik geleneğe göre, Tapınakçılar ve dönemin mason loncaları arasında kesinlikle bir anlaşma yapılmıştır... Daha sonra Robert Bruce onları koruması altına almış ve yedi yıl sonra onun bayrağı altında Bannockburn'da, İngiltere'de tarikatı kaldıran II. Edward'a karşı savaşmışlardır. Bu savaşın ardından, Robert Bruce'un, H.R.M (Heredom) ve R.S.Y.C.S. (Rosy Cross) Şövalyeleri adlı kraliyet tarikatlarını kurduğu söylenmiştir... Yine 1314 yılında, Robert Bruce'un, 1286'da kurulan ve adına Heredom ismi de eklenen ve tarikatın asıl merkezi olan ünlü Kilwinning locasında, Tapınakçılar ve H.R.M. Kraliyet tarikatını, kendi ordusunda savaşmış olan mason loncalarıyla birleştirdiği belirtilmiştir. İskoçya temel olarak operatif masonluğun vatanıdır. Tapınakçıların inşaat sanatındaki maharetlerine bakıldığında, iki grubun işbirliğine girmesinden daha doğal ne vardır!.... Ortaçağ duvarcılarının profesyonel loncası ile felsefi becerileri olan gizli bir grup arasındaki bereketli birliktelik...

TAPINAKÇILARIN AYİNLERİNDEKİ MASONLAR

Kendisi de yüksek dereceli bir mason olan Dr. Mackey, Lexicon of Freemasonry (Masonluk Sözlüğü), adlı eserinde durumu şu şekilde özetliyor:

    "... Tapınak Şövalyelerinin sadece sırlara sahip olmakla kalmadıklarını, ayinler düzenlediklerini ve bunları masonlara aşıladıklarını biliyoruz..."

Buraya kadar incelediğimiz Tapınakçı felsefesini özetlersek şövalyelerin, yeni görüntüsüyle masonların, neler planladığını anlamak mümkün olacaktır: İlk ve en önemli unsur, Tapınakçıların din ahlakına olan düşmanlığıdır. Çünkü, gerçek din ahlakı ile Tapınakçı-masonik felsefe birbirine zıt anlayışlara sahiptir.

Tapınakçılar, din ahlakını kendi sapkın felsefelerini dünyaya yaymakta önlerinde en önemli engel olarak görmekte ve bu nedenle kendilerince din ahlakını ortadan kaldırmak için mücadele etmektedirler. Şövalyelerin planı çok açıktır: Dünyaya, hem maddi hem de ideolojik olarak hakim olmak ve bunun önündeki engelleri ortadan kaldırmak... Ancak, Tapınakçılar da bunun kolay bir şey olmadığının, gerçekleşmesi için uzun bir zaman gerektiğinin farkındadırlar. Gerekli plan ve yöntemi, bu gerçeği göz önüne alarak belirlemişlerdir.

Oysa, Tapınakçılar da dahil olmak üzere, inkar edenlerin hileli düzenleri ve tuzakları ne olursa olsun, ne kadar sağlam görünürse görünsün bozulmaya mahkumdur.

29 Temmuz 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
DIE TEMPELRITTER UND DIE FREIMAUREREI (Deutsch) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
TAPINAK ŞÖVALYELERİ  
 Makaleler
Kötülüğü örgütleyenlere çağrı Tapınakçı felsefe ve masonik eylem
Tapınakçı mason biraderler Tapınak şövalyelerinin ekonomik gücü
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
21. Yüzyıl masonluğu: Sessiz ve derinden Ahtapotun kolları Avrupa'yı sarıyor
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -1- AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -2-
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -3- AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -4-
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -5- Atatürk 1935 yılında mason localarını kökü dışarıda olduğu için kapanıyor sütunlar yıkılıyor
Avrupa'yı kuşatan tapınakçı şebekesi Bazı Hıristiyan görünümündeki masonların oyunlarına dikkat!
Bir ortaçağ mafyası: Tapınakçılar Deccali sistemin, yani masonluğun ibadetleri engellemek için yerleştiği yer, Süleyman Mescidi'dir
Deccali sistem masonluk, basını kullanarak iman edenleri birbirine düşürmeye çalışmaktadır Deccal komitesi: Darwin, Marx, Stalin, Lenin, Mao, Trotsky ve diğer kanlı faşist ve komünist liderler
Dünyadaki ekonomik güç masonların tekelindedir Evanjelik masonların İncil’e dayandırmaya çalıştıkları sahte izahlara dikkat
FRANSA DiNDEN NEDEN BU KADAR KORKUYOR? GLOBAL MASONLUK-1-
GLOBAL MASONLUK-2- GLOBAL MASONLUK-3-
GLOBAL MASONLUK -4- GLOBAL MASONLUK -5-
GLOBAL MASONLUK-6- GLOBAL MASONLUK-7-
Günümüzde Türk masonluğu Her bölünmede güçlendiler
Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s.) devrinde Süleyman mescidi tekrar inşa edilecek ve tüm inananlar orada huzur içinde ibadet edecektir İman edenler masonların çirkin oyununa gelmemelidirler
İncil'de bahsi geçen ''deccal Birliği'', şu an tüm dünyada hakim olan ve kan akıtan ''masonluktur'' Kötülüğü örgütleyenlere çağrı
Kutsal topraklarda Bizans oyunları Kutsal toprakların kaybedilmesinin ardından
Mason kaynaklarında materyalizm Masonlarda eski Yunan’dan yeniçağ Avrupası’na evrim hurafesi
Masonlarda ruhun inkarı Masonlar DP içine üstad mason A.Salih Korur'u yerleştirdiler Menderes'i kuşatan masonlar
Masonların etkisinde kalan bazı Evanjelikler, Deccalin kirli oyununa gelmemelidirler MASONLARIN VE DARWİNİSTLERİN KARANLIK İTTİFAKI
MASONLARIN YANILGILARI Masonlar telaşa kapıldılar
Masonluğun kirli yüzünü bilmeyen pek çok dindar, farkında olmaksızın masonik sistemi desteklemektedir Masonluğun saklanan yüzü-1
Masonluğun saklanan yüzü-2 Masonlukta sembollerin sırları
Mason teşkilatının kirli yüzü, düşük dereceli masonların tamamından gizlenir Mescid-i aksa saldırısı ve son kehanet -1-
Mescid-i aksa saldırısı ve son kehanet -2- Mescid-i aksa saldırısı ve son kehanet -3-
ÖZBEKİSTAN'DA İÇ ÇATIŞMALAR DURMAK BİLMİYOR Tapınakçı felsefe ve masonik eylem
Tapınakçılar tarih sahnesinde Tapınakçılar yeraltına iniyor
Tapınakçı mason biraderler Tapınak şövalyelerinin ekonomik gücü
Türkiye'de ilk mason ve ilk loca TÜRKİYE’DE MASONİK ÖRGÜTLENMENİN ADIM ADIM ÇÖKÜŞÜ
Türkiye masonları deşifre oluyor  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net