Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

GLOBAL MASONLUK -5-

MASONİK MATERYALİZM: MADDENİN İLAHLAŞTIRILMASI

Materyalist felsefenin ne olduğunu iyi anlamak gerekir: Bu felsefeyi savunanlar, evrendeki büyük düzen ve dengenin, dünya üzerindeki milyonlarca farklı canlı türünün ve biz insanların, sadece ve sadece maddeyi oluşturan atomların etkileşimleri ile ortaya çıktığına inanmaktadırlar. Bir başka deyişle, cansız ve şuursuz atomların "yaratıcı" olduğunu düşünmektedirler.

Bu fikir her ne kadar modern gibi gösterilse de, gerçekte tarihin eski çağlarından bu yana var olan bir inancın tekrarıdır: Putperestlik. Putlara tapanlar, tapındıkları heykellerin, totemlerin bir ruhu ve kudreti olduğuna inanmış, yani cansız, bilinçsiz maddeye, bilinç ve büyük bir kudret atfetmişlerdir. Bu kuşkusuz son derece saçma bir inançtır. Allah putperestlerin bu saçma inancına Kuran'da dikkat çeker. Peygamber kıssalarında, putperest kavimlerin inancının saçmalığı özellikle vurgulanır. Örneğin Hz. İbrahim babasına "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?" (Meryem Suresi, 42) diye sormuştur. İşitmeyen, görmeyen, ve "bir şeyden bağımsızlaştırmayan", yani bir güce sahip olmayan cansız maddeye ilahlık atfetmenin çok akılsızca bir düşünce olduğu açıktır çünkü.

Materyalistler ise çağımızın putperestleridir. Onlar taştan, tahtadan heykellere, totemlere değil, ama bunları ve tüm diğer cisimleri oluşturan "madde" mefhumuna inanmakta, bu maddenin sonsuz bir güç, akıl ve bilgi sahibi olabileceğini düşünmektedirler. İşte masonik kaynaklar, bu konuda ilginç bilgiler içerirler. Çünkü masonlar, materyalizmin özündeki bu putperest inancı açıkça "itiraf" etmektedirler. Mimar Sinan dergisindeki bir makalede şunlar yazılıdır:

"Bir özdeği oluşturmak için, atomlar kendi kendilerine, bir düzen içinde örgütlenirler. Atomların örgütlenmesini sağlayan güç, her atomun sahip olduğu tindir (ruhtur). Her tin bir bilinç olduğuna göre, her yaratık bir bilinçtir ve her yaratık zekidir. Üstelik her yaratık aynı derecede zekidir. Bir insan, bir hayvan, bir bakteri, bir molekül aynı derecede zekidir." (Onur Ayangil, Yeni Gnose, Mimar Sinan, 1977, Sayı 25, s. 20)

Dikkat edilirse burada açıkça her atomun ayrı bir akıl ve bilince sahip olduğu iddia edilmektedir... Bunu iddia eden mason yazar, her varlığın da sahip olduğu atomlardan dolayı bir bilince sahip olduğunu ileri sürmekte, insan ruhunun varlığını reddettiği için de, insanı hayvanlar veya cansız moleküller gibi bir "atom yığını" saymaktadır.

Oysa gerçek şudur: Cansız maddenin (yani atomların) bir ruhu, bilinci, aklı yoktur. Bu, bütün gözlem ve deneylerimizin bize gösterdiği bir gerçektir. Bilinç ancak canlılarda vardır ki, bu da Allah'ın canlılara vermiş olduğu "can" mefhumunun bir sonucudur. İnsan ise canlılardaki en üstün bilince sahiptir, çünkü Allah'ın kendisine verdiği ruhu taşımaktadır.

Bir diğer ifadeyle, bilinç, masonların inandığı gibi cansız maddede değil, ancak ruh sahibi varlıklarda bulunur. Masonlar ise, Allah'ın varlığını kabul etmemek için, atomlara "ruh" atfedecek kadar saçma bir inanca başvurmaktadırlar.

Masonların savunucusu oldukları bu materyalist inanç, aslında "animizm" olarak bilinen ve doğadaki her maddenin (taşların, dağların, rüzgarın, suyun vs.) ayrı birer ruhu ve bilinci olduğunu varsayan pagan bir inanışın yeniden ifadesidir. Bu inanış Yunan düşünürü Aristo tarafından materyalizmle (maddenin yaratılmadığı ve tek mutlak varlık olduğu inancıyla) birleştirilmiş ve bugün dahi materyalizmin özünde yer alan "doğadaki cansız varlıklara bilinç atfetme" şeklindeki "çağdaş paganizm (putperestlik)" gelişmiştir.

Masonik yayınlar bu konuda çok ilginç izahlarla doludur. Mimar Sinan dergisindeki "Gerçeğin Yolu" başlıklı bir makalede şöyle denir:

"Animist bir varsayımla atomda ruhun varlığını kabul edersek, hiyerarşik bir gelişimle, atom ruhcuklarını yöneten molekül, molekül ruhcuklarını yöneten hücre, hücrelerinkini yöneten organ ve hepsinin üzerinde tüm bedenin yönetici ana ruhu, bütün bu ruhcukların ilahı değil mi?"

Bu batıl ve ilkel inanış, masonları, evrendeki denge ve düzenin cansız madde tarafından sağlandığı düşüncesine götürür. Yine Mimar Sinan dergisinde, dünyanın jeolojik gelişimi hakkındaki bir makalede şöyle yazılıdır:

"Bu yüzey bozulması öylesine ince hesaplarla gerçekleşmiştir ki, canlı yaşamın bugünkü durumunu kazanması magmanın bu görünmez zekası sayesinde mümkün olmuştur diyebiliriz. Yoksa, sular çukurlarda toplanamaz, yeryüzünü küresel bir su tabakası tamamen kaplardı."

Mimar Sinan dergisindeki bir başka makalede ise, ilk canlı hücrenin ve ondan türeyen diğer hücrelerin bilinçli oldukları, plan yapıp bunu uyguladıkları iddia edilmektedir:

"Dünyada hayat başlangıcı tek hücrenin meydana gelmesiyle olmuştur. Bu tek hücre derhal harekete geçerek, hayati itilişin altında, adeta isyankar bir davranışla, ikiye bölünür ve bu vetire namütenahi bir parçalanma teselsülü ile devam eder. Ancak, bu ayrılmış hücreler serserice seyretmenin gayesiz olduğunu idrak eder, sanki bu serseri seyrinden korkuyor ve hayatı koruma insiyakının kuvveti ve itilişi altında, bu birbirlerinden ayrılmış hücreler aralarında planlı teşriki mesai yaparak, birleşerek, hayatı idame ettirebilecek uzuvların yapısı için fedakarlıkla, tam demokratik bir şekilde, ahenkle çalışır."

Oysa bir canlı hücresinde, üstteki alıntıda iddia edilen planlamayı yapacak bir bilinç yoktur. Buna inanmak, batıl bir inançtan başka bir şey değildir. Yine de masonlar, üstteki alıntılarda görüldüğü gibi, Allah'ın varlığını ve yaratma sıfatını kabul etmemek için atomlara, moleküllere ve nihayet hücrelere akıl, plan, fedakarlık ve hatta "demokratik ahenk" gibi komik sıfatlar atfedebilmektedirler. Bir yağlıboya tablonun nasıl ortaya çıktığını anlatırken, "boyalar planlı bir teşriki mesai yaparak, tam demokratik bir şekilde, ahenkle çalışmış ve bu resim ortaya çıkmış" demek nasıl bir saçmalıksa, masonların hayatın kökenine getirdiği iddia da o kadar saçmalıktır.

Masonların ve diğer materyalistlerin söz konusu batıl inancının günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız bir ifadesi, "Doğa Ana" kavramıdır. Evrim teorisini savunan belgesel filmlerde, kitaplarda, dergilerde, hatta reklamlarda dahi karşımıza çıkan "Doğa Ana" ifadesi, doğayı oluşturan cansız maddelerin (azot, oksijen, hidrojen, karbon gibi elementlerin, bunları içeren toprağın, suyun, atmosferin vs.) bilinçli bir güce sahip olduğu ve insanlar dahil tüm canlıları "yarattığı" şeklindeki bir batıl inancı ifade etmek için kullanılmaktadır. Hiçbir gözlemsel ve deneysel veriye ya da herhangi bir akılcı analize dayanmayan bu hurafe, sadece telkin yoluyla insanlara kabul ettirilmek istenir. Amaç, insanların gerçek Yaratıcıları olan Allah'ı unutmaları, bunun yerine "doğa"nın yaratıcı sayıldığı pagan bir kültür içinde yaşamalarıdır.

Masonluk ise, bu kültürü oluşturmak, güçlendirmek ve yaymak için büyük bir çaba içindedir ve kendisiyle aynı safta gördüğü tüm toplumsal güçleri desteklemektedir. Mimar Sinan dergisinde yayınlanan "Bilimsel Açıdan Dayanışma Kavramı ve Evrimi Üzerine Düşünceler" başlıklı bir makalede, "doğa ananın düzenlediği esrarlı uyum"dan söz edilmekte, bu düşüncenin masonluğun hümanist felsefesinin temeli olduğu vurgulanmakta ve bu felsefeyi savunan tüm hareketlerin masonluk tarafından destekleneceği haber verilmektedir:

"Canlılar dünyasının yaşamında madde alış-verişi bakımından yeryüzünde ve içimizde yaşayan yaralı mikropların, bütün bitkilerle hayvanların ve insanların "doğa ananın" düzenlediği esrarlı bir uyumla sürekli olarak ortaklaşa organik bir dayanışma içinde olduklarını düşünerek masonluğun, huzur-barış-güven ve mutluluk amacında ve kısacası hümanizma ve insanların evrensel birliği yolunda atılan psiko-sosyal her türlü dayanışma hareketini, kendi ülküsünün gerçekleştirmesini sağlayacak araç ve aksiyon olarak karşılayacağını ve selamlayacağını bir kez daha teyit etmek isterim."

Masonluğun "kendi ülküsünü gerçekleştirmek için" desteklediği "araç ve aksiyon"ların en önemlisi ise, materyalizmin ve hümanizmin çağımızdaki sözde bilimsel dayanağı olan evrim teorisidir.

15 Temmuz 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın

 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
THE SCIENTIFIC INCONGRUITY OF DENYING THE SOUL (English) 
THE DARK PHILOSOPHY OF FREEMASONRY (English) 
MATERIALISM IN MASONIC SOURCES (English) 
TWENTIETH-CENTURY MASONRY: SILENT AND REMOTE (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
GLOBAL MASONLUK 1.Cilt  
 Web Siteleri
Mason Zulmü Masonluk
 Makaleler
MASONLARIN VE DARWİNİSTLERİN KARANLIK İTTİFAKI FRANSA DiNDEN NEDEN BU KADAR KORKUYOR?
GLOBAL MASONLUK-1- GLOBAL MASONLUK-2-
GLOBAL MASONLUK-3- GLOBAL MASONLUK -4-
GLOBAL MASONLUK-6- GLOBAL MASONLUK-7-
KABALA'NIN 5000 YILLIK SIRRI MASONLUKTA SEMBOLLERİN SIRLARI
21. YÜZYIL MASONLUĞU: SESSİZ VE DERİNDEN  
 Cep Kitapları
21. YÜZYIL MASONLUĞU (Cep Kitabı)  
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
21. YÜZYIL MASONLUĞU: SESSİZ VE DERİNDEN AHTAPOTUN KOLLARI AVRUPAYI SARIYOR
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -1- AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -2-
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -3- AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -4-
AMERİKA'NIN GİZLİ TARİHİ -5- ATATÜRK 1935 YILINDA MASON LOCALARINI KÖKÜ DIŞARIDA OLDUĞU İÇİN KAPANIYOR SÜTUNLAR YIKILIYOR
AVRUPA'YI KUŞATAN TAPINAKÇI ŞEBEKESİ BİR ORTAÇAĞ MAFYASI: TAPINAKÇILAR
FRANSA DiNDEN NEDEN BU KADAR KORKUYOR? GLOBAL MASONLUK-1-
GLOBAL MASONLUK-2- GLOBAL MASONLUK-3-
GLOBAL MASONLUK -4- GLOBAL MASONLUK-6-
GLOBAL MASONLUK-7- GÜNÜMÜZDE TÜRK MASONLUĞU
HER BÖLÜNMEDE GÜÇLENDİLER KABALA'NIN 5000 YILLIK SIRRI
KÖTÜLÜĞÜ ÖRGÜTLEYENLERE ÇAĞRI KUTSAL TOPRAKLARDA BİZANS OYUNLARI
KUTSAL TOPRAKLARIN KAYBEDİLMESİNİN ARDINDAN MASONLAR DP İÇİNE ÜSTAD MASON A.SALİH KORUR'U YERLEŞTİRDİLER MENDERES'İ KUŞATAN MASONLAR
MASONLARIN VE DARWİNİSTLERİN KARANLIK İTTİFAKI MASONLARIN YANILGILARI
MASONLUĞUN SAKLANAN YÜZÜ -1- MASONLUĞUN SAKLANAN YÜZÜ-2
MASONLUKTA SEMBOLLERİN SIRLARI MESCİD-İ AKSA SALDIRISI VE SON KEHANET -1-
MESCİD-İ AKSA SALDIRISI VE SON KEHANET -2- MESCİD-İ AKSA SALDIRISI VE SON KEHANET -3-
ÖZBEKİSTAN'DA İÇ ÇATIŞMALAR DURMAK BİLMİYOR TAPINAKÇI FELSEFE VE MASONİK EYLEM
TAPINAKÇILAR MASON LOCALARINA SIZIYOR TAPINAKÇILAR TARİH SAHNESİNDE
TAPINAKÇILAR YERALTINA İNİYOR TAPINAKÇI MASON BİRADERLER
TAPINAK SÖVALYELERİNİN EKONOMİK GÜCÜ TÜRKİYE'DE İLK MASON VE İLK LOCA
TÜRKİYE’DE MASONİK ÖRGÜTLENMENİN ADIM ADIM ÇÖKÜŞÜ TÜRKİYE MASONLARI DEŞİFRE OLUYOR
 
 
 
 
  BookGlobal.Net