Sayın Adnan Oktar, Akşam Gazetesi röportajına Türkiye’de insanların huzurlu ve mutlu yaşamalarını istediğini belirterek başlamıştır. Yahudilik ve Masonluk isimli kitabının çıktığı dönemde kendisine yöneltilen iddiaların askeri hastane kararı ile geçersizliğinin ortaya çıktığını belirtmiştir. BAV camiasının mukadessatçı, maneviyatçı ve Atartkçü olması nedeni ile farklı görüşte olan kişilerin çeşitli iddialar öne sürdüklerini belirtmiştir. Türkiye’de hiçkimsenin BAV davası ile ilgili iddiaların doğruluğuna inanmadığını, hatta insanların bu iddiaları gülünç bulduğunu açıklamıştır. Yargılanan kişilerin ellerinden, yüzlerinden nur akan, trafik suçu bile olmayan kişiler olduğunu vurgulamıştır. BAV davasında yargılananların emniyette gözaltında bulundukları sırada avukat olmadan, zor ve baskı altında ifadeleri imzaladıklarını ve bu nedenle ifadelerin hukuken geçerli olmadığını belirtmiştir. Kendisine Fethullah Gülen hakkında yöneltilen soruları cevaplamıştır. Sayın Adnan Oktar hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı ile ilgili soruya, hiçbir şekilde yurtdışına çıkmayı düşünmediğini, bugüne kadar böyle bir girişimi olmadığını, “ben öleceğimi bilsem Türkiye’den çıkmam, vatanımı bırakmam’ sözleri ile cevap vermiştir. BAV davası süresince Ebru Şimşek’in öne sürdüğü iddiaların doğru olmadığını ve bunun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile ispatlandığını ve bu konuda beraat edildiğini belirtmiştir. Geçmişte kendisine yönelik yapılan kokain komplosundan beraat ettiğini ve bu konunun araştırılması gereken bir konu olduğunu vurgulamıştır. Röportajın sonuna doğru Adnan Oktar bir gününü nasıl geçirdiğini anlatmıştır. 27 Nisan 2008
|