İnsanı şeytanın kışkırtmalarından koruyan, onun saptırıcı vesveselerinden uzaklaştıran, Allah'a karşı samimiyetidir. Bir mümin, Allah'tan gücünün yettiği kadar korktuğu, O'na tüm kalbi ile yöneldiği ve Allah'ı hoşnut emek için yaşadığı sürece, gerçek samimiyete ulaşmış olur. Gerçek samimiyet karşısında bir insanın yaptığı hatalar, düştüğü yanılgılar önemsizdir.
Çünkü o, her ne yaparsa yapsın yine tüm samimiyetiyle Yüce Allah'a yönelecek, O'nu razı etmek için çabalamaya devam edecek ve yaptığı hatadan dolayı pişmanlık duyup bunu telafi etmeye uğraşacaktır. Bir mümin için önemli olan hatasız olması değil, hatadan samimiyetle ders alması ve daima Allah'a yönelmesidir.