Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

SOYKIRIM KONUSUNDAKİ GERÇEK

Yahudiler ve Yahudilik konusundaki görüşlerimiz çerçevesinde, Naziler tarafından II. Dünya Savaşı yıllarında Yahudilere karşı gerçekleştirilen Soykırım vahşetini de değerlendirmek gerekmektedir.
 
Nazilerin Zulüm Politikası

Naziler, 1933 yılında iktidara geldikten sonra, Alman toplumu içinde kendilerince "zararlı" gördükleri unsunları önce tecrit etmek sonra da ortadan kaldırmak için acımasız bir politika uygulamaya koymuşlardır. Toplu Nazi cinayetlerinin ilk hedefi, Alman toplumu içindeki özürlü ve genetik hastalıklara sahip insanlardır. Naziler, Darwinist Alman biyolog Ernst Haeckel tarafından geliştirilen "öjeni" tezi uyarınca, bu insanları Alman toplumunun genlerini bozan parazitler olarak görmüş ve bu zavallı insanlara karşı en acımasız yöntemleri kullanmışlardır. Önce belirli "sterilizasyon merkezleri"nde toplanan ve kısırlaştırılan özürlü ve kalıtsal hastalar, daha sonra Hitler'den gelen gizli bir emirle öldürülmeye başlanmıştır.

Naziler bir taraftan da rejim muhaliflerine karşı insanlık dışı baskılar uygulamaya başlamışlardır. Pek çok sol veya liberal görüşlü insan, çok sayıda rahip ve din adamı, sadece fikirlerinden veya inançlarından dolayı tutuklanmış ve Münich yakınlarında kurulan Dachau çalışma kampında ağır şartlarda ölesiye çalıştırılmıştır.

Nazilerin zulmüne maruz kalan bir diğer grup ise, ülkedeki Yahudiler'dir. Hitler ve Rosenberg gibi Nazi ideologları tarafından "dünyadaki tüm kötülüklerin kaynağı" ve "Alman kanını bozan parazitler" olarak gösterilmek istenen Yahudi halkı üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı uygulanmıştır. Yahudi dükkanları boykot edilmiş, Alman halkı Yahudilere karşı kin ve düşmanlık beslemeye yöneltilmiş, Yahudiler üzerine yasal kısıtlamalar konmuştur. 1938 yılında, 9 Kasım'ı 10 Kasım'a bağlayan gecede düzenlenen ve binlerce Yahudi işyeri, evi ve sinagoğunun parçalanmasıyla sonuçlanan "Kristal Gecesi" (Kristallnacht), Naziler'in Yahudilere zulmünün önemli bir dönüm noktasıdır. (Geceye "Kristal Gecesi" denmesinin nedeni, yağmalanan işyeri ve evlerin kırılan camlarının oluşturduğu görüntüdür.)
 
Toplama Kamplarındaki Cinayet ve İşkenceler

Kristal Gecesi'nin ardından, önce Almanya ve Avusturya'daki, sonra da-II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte-Alman işgali altındaki ülkelerdeki Yahudiler aşamalı olarak toplama kamplarına sürülmüşlerdir. Ancak yalnızca Yahudiler değil, Çingeneler, Slavlar, Rus savaş esirleri gibi farklı etnik ve dini kimliğe sahip insanlar Auschwitz, Majdanek, Sobibor, Treblinka, Belzec, Chelmno gibi çoğu Polonya'da yer alan kamplarda toplanmış ve çok kötü şartlarda Alman savaş endüstrisinde köle işçi olarak kullanılmışlardır.

Ancak Nazi zulmü, insanları köle işçi olarak çalıştırmaktan çok daha ileri gitmiştir. Auschwitz'e ve diğer toplama kamplarına götürülen Yahudiler ve diğer tutsaklar, yük trenlerine kilitlenerek günler boyu taşınmış, bazı yaşlı ve zayıf insanlar bu trenlerde açlık, susuzluk ve kabalalık nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Trenlerden indirilen insanlara adeta birer hayvan gibi muamele edilmiş, aileler bölünmüş, en ufak bir direniş gösterenler tereddütsüz ve belki de çocuklarının veya ailesinin gözleri önünde idam edilmiştir.

Bu kamplarda çalıştırılan insanlara hiç bir acıma ve merhamet gösterilmemiş, sadist Nazi subaylarının keyfi hakaretleri, tehditleri, işkenceleri altında yıllarca köle hayatı sürmüşlerdir.

Bu mazlum insanlara, adeta birer hayvan gibi davranılmıştır. Örneğin Auschwitz'in ünlü cani doktoru Mengele tarafından kamp tutsakları arasından "kobay" olarak seçilen yetişkinler ve çocuklar üzerinde, insan vücudunun acıya veya soğuğa ne kadar dayanabildiğini anlamak için korkunç denemeler yapılmıştır. Soğuk kış gününde buz dolu sulara zorla sokulup bekletilen insanların, donmadan önce kaç dakika yaşayabildikleri test edilmiştir. Mengele'nin denekleri üzerinde hiç bir anestezi yapmadan cerrahi operasyonlar yürüttüğü, örneğin insanların kollarını, bacaklarını veya midelerini canlı canlı kestiği bilinmektedir. Mengele'nin en zalim deneyleri ise, kampa gelen ikiz çocuklar üzerinde olmuştur. Mengele kampa gelen tüm ikizleri diğer tutsaklardan ayırmış ve üzerinde farklı denemeler yaparak kalıtımsal faktörlerin etkisini ölçmüştür. Ancak kullandığı metodlar inanılmaz derecede zalimdir. İkizlerin kanını birbirine enjekte ederek tepkiyi ölçmüş, çoğunda ikizlerin biri veya ikisi şiddetli ağrılar ve yüksek ateş yaşamıştır. Mengele göz renginin kalıtsal olarak değiştirilip değiştirilmeyeceğini ölçmek istemiş ve bu amaçla ikizlerin gözlerine mavi mürekkep enjekte etmiştir. Çoğu denek büyük acılar çekmiş ve bir kısmı kör olmuştur. Küçük çocuklara çeşitli hastalıkların mikropları enjekte edilmiş ve bu hastalıklara ne kadar dayanabildikleri ölçülmüştür. Pek çok masum çocuk, Mengele adlı bu Nazi canavarının elinde işkence çekmiş, sakat kalmış veya ölmüştür.

Toplama kamplarında açlık, salgın hastalıklar ve sistemli Nazi cinayetleri sonucunda, toplama kamplarında milyonlarca masum insan yaşamını yitirmiştir. Bu insanların arasında, Yahudilerin yanında Çingeneler, Slavlar, Ruslar, savaş esirleri, Nazi muhalifi Almanlar da vardır. Kısaca belirttiğimiz bu büyük Nazi vahşeti, tarihin açık ve tartışılmaz bir gerçeğidir. Vicdan sahibi her insan, bu vahşetin sorumlusu olan Nazileri lanetler.

Ancak, konunun mutlaka gözönünde bulundurulması gereken bir yönü vardır:

•    Nazi zulmünün mağdurları, sadece toplama kamplarının tutsakları değildir. Sadece Yahudiler de değildir. II. Dünya Savaşı yaklaşık 55 milyon insanın yaşamına mal olmuştur. Savaş nedeniyle yaşamını yitiren Sovyet vatandaşlarının sayısı 25 milyonu bulmaktadır. Onlarca farklı millet ve etnik grup, Nazizm'in ve onun faşist müttefiklerinin zulüm ve işkencesine maruz kalmıştır. Dolayısıyla, II. Dünya Savaşı'ndaki mağduriyetten, tek bir millet adına özel bir siyasi tazminat talep edilmesi haklı olmaz.

•    Yahudilerin Nazi zulmünden büyük bir mağduriyet yaşamış oldukları gerçeği, bazı Yahudilerin diğer bir millete (örneğin Filistinlilere) yaptıkları bir zulmü meşru ve haklı göstermek için kullanılamaz.

Bu iki noktayı özellikle belirtiyoruz, çünkü İsrail Devleti'nin ve onun resmi ideolojisi olan ateist Siyonizm, yarım yüzyıldır, üstteki bu iki konuda da yanıltıcı bir propaganda kullanmaktadır. Yani; II. Dünya Savaşı'nın tek mağdurunun Yahudiler olduğu ve bunun da İsrail'in Filistinlilere karşı uyguladığı zulmün mazur görülmesine neden olması gerektiğini telkin etmektedir.
 
Soykırım Kavramının Sömürülmesine Karşı Çıkan Yahudiler

Soykırım konusundaki bu gerçek, son yıllarda bizzat Yahudiler tarafından da ifade edilmektedir. Fransa'daki Ecole Pratique des Hautes Etudes adlı eğitim kurumundaki Çağdaş Yahudi Tarihi kürsüsünün başkanı Esther Benbassa, 1 Eylül 2000 tarihli Liberation gazetesinde yayınlanan yazısında , "Yahudi soykırımının bir din haline getirildiğini" belirtmiş ve şöyle yazmıştır: "Kendini kurban konumuna sokma, her Yahudi'yi eleştiriye karşı güvence altına alıyor ve böylelikle İsrail'i de eleştirilere karşı güvence altına alıyor."

Yahudi soykırımı kavramının siyasi-ve de ekonomik-bir propaganda aracı haline geldiği gerçeğini vurgulayan önemli bir çalışma, New York Üniversitesi'nden Yahudi asıllı tarihçi Norman G. Finkelstein'in The Holocaust Industry: Reflections on the Explotation of Jewish Suffering (Soykırım Endüstrisi: Yahudilerin Acılarının Sömürülmesi Üzerine Düşünceler) adlı kitabıdır. Kendi öz anneannesi de Nazi toplama kamplarında tutsak olarak yaşamış bir "soykırım mağduru" olan Finkelstein, 2000 yılı basımı olan kitabında, Soykırım kavramının gerek İsrail gerekse Batı'daki Yahudi örgütleri tarafından tam anlamıyla "sömürüldüğünü" anlatmaktadır.

Bilindiği gibi, II. Dünya Savaşı'nın ardından kurulan uluslararası mahkemeler, Almanya'yı Nazi mağduru tüm Yahudilere büyük bir tazminat ödemeye mahkum etmiştir. Milyar dolarlarla ifade edilen bu tazminatın taksitleri, Almanya tarafından İsrail'e ve dünyanın farklı ülkelerindeki Yahudilere onyıllardır ödenmiştir ve halen ödenmeye devam etmektedir. Sadece Almanya değil, başta İsviçre olmak üzere çeşitli Avrupa ülkeleri, İsviçre'nin birer finans imparatorluğu niteliğindeki uluslararası bankaları, hatta Nazi işgali sırasında Yahudilere yardım etmeyen Doğu Avrupa ülkeleri de defalarca Nazi mağduru Yahudilere tazminat ödemek durumunda bırakılmıştır.

Finkelstein, "Holokost Endüstrisi" adlı kitabında, tüm bu tazminatların kullanılmasında bazı yolsuzluklar yapıldığını, Nazi mağduru Yahudilere verilmek üzere Almanya ve benzeri hükümetlerden çok büyük paralar alındığını, ancak bunların gerçek sahiplerine, yani Nazi mağduru Yahudilere değil, dinsiz, Allah'sız Siyonist örgütlerin finansmanına kullanıldığını anlatmaktadır.

Örneğin, Yahudi örgütleri geçtiğimiz yıllarda "Nazi kamplarında köle işçi olarak çalıştırılan Yahudilerin emeklerinin tazminatı" olarak Almanya'dan yeni bir ödeme istemişlerdir. Bu ödemeden yararlanacak Yahudilerin sayısı olarak verdikleri rakam ise 135 bindir. Oysa Finkelstein, resmi istatistiklere dayanarak, Nazi kamplarında işçi olarak çalıştırılmış olup halen hayatta bulunan Yahudilerin sayısının 14-18 bin civarında olduğunu açıklamaktadır. Arada kalan büyük fark, "tazminat" adı altında ateist Siyonist örgütlerin kasasına aktarılacaktır. [1]

Finkelstein, söz konusu Holokost endüstrisini oluşturmak ve canlı tutmak için Yahudi örgütlerinin ve bazen bireysel olarak Yahudilerin pek çok "sahtekarlık" yaptıklarını da açıkça yazmaktadır. Yazara göre; "Hitler'in Nihai Çözüm'üne dair yazılan literatürün büyük bölümü akademik açıdan değersizdir. Gerçekte, Holokost çalışmaları alanı, saçmalıklarla hatta bazen açık sahtekarlıklarla doludur." [2]

 
Sonuç

Burada anlattığımız gerçeklerin gösterdiği sonuç şudur: Yahudiler, II. Dünya Savaşı yıllarında Naziler tarafından korkunç bir soykırım politikasına tabi tutulmuşlardır. Milyonlarca Yahudi-farklı milletlerden insanlarla birlikte-Nazi vahşetinin hedefi olmuştur. Bu vahşeti lanetliyor, ne Yahudilere ne de bir başkasına benzer bir husumet ve zulmün asla uygulanmamasını istiyoruz.

Ancak, bu Soykırım gerçeğinin, ateist Siyonist ideoloji ve İsrail devletinin insanlık suçlarını makul göstermek için kullanılması, Yahudi yazar Finkelstein'in tabiriyle "sömürülmesi" de son derece yanlıştır. Tarihte pek çok millete karşı soykırım ve katliam uygulanmıştır. Hepsini birden tel'in etmek, hepsinin mağdurlarına aynı saygıyı göstermek gerekir.


Dipnotlar

1- Norman G. Finkelstein, The Holocaust Industry, Verso Press, New York, 2000. s. 126
2- Norman G. Finkelstein, The Holocaust Industry, s. 55

18 Ocak 2009

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace!  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
English 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Kitaplar
SOYKIRIM VAHŞETİ  
 Web Siteleri
Soykırım Vahşeti  
 Makaleler
NAZİLER, YAHUDİLERİN YANISIRA, ARALARINDA ÇİNGENELERİN VE POLONYALILARIN DA BULUNDUĞU MILYONLARCA MASUM İNSANI KATLETTİLER NAZİLER, YAHUDİLERİN YANISIRA, ARALARINDA ÇİNGENELERİN VE POLONYALILARIN DA BULUNDUĞU MİLYONLARCA MASUM İNSANI KATLETTİLER
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
20 TEMMUZ KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE KIBRIS DAVASI -1 20 TEMMUZ KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE KIBRIS DAVASI -2
20 TEMMUZ KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE KIBRIS DAVASI -3 AHISKA TÜRKLERİ'NİN VATAN HASRETİ
ATEİST SİYONİZMİ VE YAHUDİLİĞİ BİRBİRİNDEN AYIRMAK AVRUPA BİRLİĞİ, BATILILAŞMA VE MODERNLEŞME
AVRUPA BİRLİĞİNE GİRİŞ KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN STRATEJİSİ NASIL OLMALIDIR? AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİ
BALKANLARDA BİTMEK BİLMEYEN KAVGALARIN KAYNAĞI BALKANLARDAKİ İSLAM'IN KAHRAMAN LİDERİ ALİYA İZZETBEGOVİC
BALKAN MÜSLÜMANLARININ TÜRK KİMLİĞİ - 1 BALKAN MÜSLÜMANLARININ TÜRK KİMLİĞİ - 2
BAŞHAHAM'DAN İSRAİL ZULMÜNE TEPKİ BATILI SİYASET OTORİTELERİNİN ORTAK GÖRÜŞÜ: TÜRKİYE LİDER ÜLKE
BAV'IN ''OSMANLI VİZYONU İLE BALKANLARA BAKIŞ'' KONFERANSI TÜM BALKAN MÜSLÜMANLARINI BİRARAYA GETİRDİ BEKLENEN OSMANLI NASIL GELECEK?
BOĞAZLARIN GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE BÜYÜK OSMANLI’DAN LİDER TÜRKİYE’YE
CEZAYİR OLAYLARININ DÜNÜ VE BUGÜNÜ ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ BİTMEYEN ÇİN ZULMÜ DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ ÇİN ZULMÜ GÖRMEZLİKTEN GELİNMEMELİ...
DOĞU TÜRKİSTAN'DA, UYGURLAR VE ÇİNLİLER BİRARADA HUZUR İÇİNDE YAŞAYABİLİRLER DOĞU TÜRKİSTAN GERÇEĞİ
DÜNYAYA ÖRNEK BİR MODEL: OSMANLI NİZAMI EDİRNE'NİN GERİSİNDE BIRAKTIKLARIMIZ... – 2
EDİRNE'NİN ÖTESİNDE ENDONEZYALI MÜSLÜMANLAR
FİLİSTİN TOPRAKLARINDA YAŞANAN ZULÜM GİZLİ EL BOSNA'DA
HAZAR'DA KARIŞIK HESAPLAR HAZAR PETROLLERİ PAYLAŞILAMIYOR
HIRİSTİYAN DÜNYASI ATEİST SİYONİZME KARŞI DİKKATLİ OLMALIDIR-1- HIRİSTİYAN DÜNYASI ATEİST SİYONİZME KARŞI DİKKATLİ OLMALIDIR -2-
İKİ DEVLET TEK MİLLET OLARAK AZERBAYCAN-TÜRKİYE BİRLEŞSİN IMF POLİTİKALARI, EKONOMİK KRİZLER VE ÇÖZÜMLER
IRAK SAVAŞI'NIN PERDE ARKASI İSLAM DÜNYASININ KANAYAN YARASI: KEŞMİR
İSLAM'IN ANTİSEMİTİZME BAKIŞI-1- İSLAM'IN ANTİSEMİTİZME BAKIŞI -2-
İSLAM'IN ANTİSEMİTİZME BAKIŞI-3- İSRAİL'İN MESCİD-İ AKSA HEDEFLERİ
İSRAİL'İN ORTADOĞU STRATEJİSİ VE SURİYE İSRAİLLİLERE ÇAĞRI
KAFKASLAR'DA İKİ KARDEŞ ÖZERK CUMHURİYET:KARAÇAY-MALKAR TÜRKLERİ KAFKASLARDAN YÜKSELEN ÇIĞLIK
KAFKASLARIN KANAYAN YARASI ABHAZYA KAFKASLAR VE ORTA ASYA
KANA BULANAN TOPRAKLAR: ORTADOĞU KIBRIS MESELESİ VE ANNAN PLANI’NIN PERDE ARKASI
KIBRIS'TA ÇÖZÜM YOLLARI ARANIYOR KIBRIS'TA GERÇEK ÇÖZÜM
KIBRIS TÜRK'TÜR TÜRK KALACAK! KOMÜNİST İDEOLOJİ İŞ BAŞINDA
KOMÜNİST TOPRAKLARDA BİR İSLAM TOPLUMU: DOĞU TÜRKİSTAN KOSOVA SORUNU VE BALKANLAR'I DOĞRU ANLAMAK....
KOSOVA SORUNU VE BALKANLAR'I DOĞRU ANLAMAK - 1 KOSOVA SORUNU VE BALKANLAR'I DOĞRU ANLAMAK - 2
MAKEDONYA'DA TÜRK VARLIĞI MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 1
MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 10 MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 11
MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 2 MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 3
MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 4 MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 5
MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 6 MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 7
MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 8 MAKEDONYA SORUNU, BALKANLAR VE TÜRKİYE - 9
MASONLARIN TEK GÖZ SEMBOLÜ, DECCALİN SEMBOLÜDÜR "MEDENİYETLER ÇATIŞMASI " DARWINİST ZİHNİYETİN ÜRÜNÜDÜR
MİLOSEVİÇ'İN ARDINDAN BOSNA HERSEK'İN GELECEĞİ MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMAK
MOBUTU'NUN GİZLİ DESTEKÇİSİ NAZİLER, YAHUDİLERİN YANISIRA, ARALARINDA ÇİNGENELERİN VE POLONYALILARIN DA BULUNDUĞU MILYONLARCA MASUM İNSANI KATLETTİLER
NAZİLER, YAHUDİLERİN YANISIRA, ARALARINDA ÇİNGENELERİN VE POLONYALILARIN DA BULUNDUĞU MİLYONLARCA MASUM İNSANI KATLETTİLER ORTA ASYA'NIN DEĞİŞEN HARİTASI
ORTADOĞU'DAKİ TERÖRÜN TARİHİ OSMANLI TÜRK HİNTERLANDI
ÖZBEKİSTAN ÇOK BÜYÜK ZORBALIKLARA SAHNE OLUYOR RUSLAR ÇEÇENSİZ BİR ÇEÇENİSTAN'IN HAYALİNİ KURUYORLAR
SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-1 SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-2
SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-3 SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-4
SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-5 SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-6
SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-7 SADDAM HÜSEYİN'İN GERÇEK YÜZÜ-8
SAĞDUYULU YAHUDİLERİN İSRAİL'İN ŞİDDET POLİTİKALARINA TEPKİLERİ ŞANLI MİRASI DEVRALMAK
SAYIN ADNAN OKTAR'IN DİLİNDEN FİLİSTİN'DEKİ SORUNLARIN KESİN ÇÖZÜMÜ SLOBODAN MİLOSEVİÇ'İN DEVRİLMESİ SIRBİSTAN'IN POLİTİKASINDA HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK YAPMAYACAK!
SOYKIRIMIN SÖMÜRÜLMESİ VE ATEİST SİYONİZM'E KARŞI OLAN YAHUDİLER STRATEJİK UFUK VE SINIRLAR
TARİHİN ASLINA DÖNÜŞÜ TARİH YAZAN MİLLET
TASAVVUFUN ÖNEMİ TERÖRİZMİN GERÇEK İDEOLOJİK KÖKENİ: DARWİNİZM VE MATERYALİZM
TERÖR KINANARAK ORTADAN KALKMAZ, TERÖRÜ YOK ETMEK İÇİN DARWİNİST EĞİTİME SON VERİLMELİDİR TERÖRÜN GERÇEK KAYNAĞINI BULMAK
TUNUS MÜSLÜMANLARININ YAŞADIKLARI TÜRK DÜNYASINA GENEL BİR BAKIŞ
TÜRK DÜNYASINDA MEVCUT DURUM TÜRK - İSLAM AHLAKININ GETİRDİĞİ HOŞGÖRÜ VE ADALET - 1
TÜRK-İSLAM AHLAKININ GETİRDİĞİ HOŞGÖRÜ VE ADALET -2 TÜRK-İSLAM AHLAKININ GETİRDİĞİ HOŞGÖRÜ VE ADALET -3
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YAŞINDA - 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YAŞINDA - 2
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YAŞINDA - 3 TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YAŞINDA - 4
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YAŞINDA - 5 TÜRKİYE KABE'NİN BAKIMINI VE KORUMASINI ÜSTLENMELİDİR
TÜRKİYE, KAFKASYA ENERJİ KORİDORU'NDA KİLİT ÜLKE KONUMUNDADIR TÜRKİYE’NİN OSMANLI MİRASI
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK UFKU TÜRKLER VE İSLAMİYET
TÜRK MİLLİ KÜLTÜRÜNÜN ÖZÜ: MANEVİ DEĞERLERE BAĞLILIK TÜRK ORDUSU’NUN HAKLI NAMI
ÜLKEMİZİN VARLIĞININ EN BÜYÜK TEMİNATI: TÜRK ORDUSU UNUTULAN VATAN DOĞU TÜRKİSTAN
YORUM: "YARINDAN SONRA"SI İÇİN ENDİŞELENEN, DÜŞÜNMELİDİR! ZİRVE'NİN ARDINDAN ZİRVE'DE KALAN BİR ÜLKE TÜRKİYE
 
 
 
 
  BookGlobal.Net